17 Kasım 2017 Cuma

İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLARINI ARTIK ÜZMEYİN!!




İş güvenliği uzmanlığı mesleği, sizlerinde bildiği üzere bir çok meslekten daha riskli bir meslektir. Bu riski göze alarak onlarca literatür bilgisi, yasa ve yönetmelik maddesini öğrenen uzmanların tek bir hedefi vardır. Peki sizce o hedef nedir? Elbette görev yaptığı iş sahasında herhangi bir iş kazası yaşanmamasını sağlayarak insan yaşamına hizmet etmektir. İş güvenliği uzmanları mevcut yasa ve yönetmelik hükümlerine göre işverenlere rehberlik ve danışmanlık hizmeti vermektedir. Herhangi bir iş kazasında iş güvenliği uzmanı önceden gerekli bildirimleri işverene yaptı ise burada direkt işveren sorumludur. Oysa uygulamada durumun böyle olmadığını, en son Bursa'da yaşanan bir iş kazası neticesinde bir meslektaşımızın hapse atılması ile görmüş olduk. Peki neden böyle oluyor? 

Yasa ve yönetmelik açık ve net bir şekilde uzmanın işverene "rehberlik ve danışmanlık" hizmeti verdiğini ifade ediyorken, peki neden mahkemeler uzmanları suçlu ilan edip hapse gönderiyor? Burada bence kararı veren hakimin takdir yetkisi devreye giriyor. 6331 sayılı yasayı hukukçularımız yeterince biliyor mu? Burası düşündürücü. Verilen kararlara baktığımızda, bir şeylerin eksik ve kopuk olduğu sektör çalışanlarınca ifade edilmektedir. Mevcut yasal düzenlemeler ile Uzmanlar OSGB, Mahkeme , İşveren ve Müfettiş dört duvarına hapsedilmiş durumda. Uzmanlar adeta bıçak sırtında ve tabiri caizse kelle koltukta işlerini yapıyorlar. İşlerini yaparken de çoğu zaman ne OSGB yi ne de İşvereni memnun edebiliyorlar. 

O halde kimsenin memnun olmadığı bu çarpık sistem daha ne kadar böyle sürüp gidecek? Sistemin ve sektörün artık tıkanma noktasına geldiği, yaşanan bu örneklerden daha iyi anlaşılmaktadır. Halen uzmanların haklarını savunacak ne bir sendikal faaliyet, ne de bir meslek odası bulunmaktadır. Dernekleşme şeklinde dağınık bir örgütlenme modeli ile uzmanlar bir çatı altında toplanmaya çalışılsa da, bu örgütlenme şeklinin yasalar nezdinde yetersiz kaldığını görmekteyiz. Yaşanan bunca olumsuz duruma rağmen, iş güvenliği uzmanları haklı mücadelesine devam ederek mesleklerine sahip çıkmaktadır. 

Son derece onurlu ve kutsal bir meslek olan İş Güvenliği Uzmanlığı, elbette yakın zamanda avrupa ve diğer gelişmiş dünya ülkelerinin normlarına yükseltilecek ve uzmanlık mesleği de böylece hak ettiği yere ve saygıya kavuşacaktır.

Mesut YÜKSEL

13 Ekim 2017 Cuma

İK' DA MANNA ( ORMUS ) ETKİSİ


Uzun zamandır insan kaynakları ile ilgili bir yazı yazmıyordum fakat yakın bir arkadaşımın ısrarı üzerine bu yazıyı kaleme almak istedim. Öncelikle yazıma Manna ( Ormus ) Ne demek? ve neye yarar? onu izah ederek başlayım isterseniz.

Yâ Musa! Allah’ı apaçık görmedikçe sana inanmayacağız.” demiştiniz de, gözleriniz göre göre sizi yıldırım çarpmıştı. Ölümünüzden sonra, şükredersiniz diye sizi tekrar diriltmiştik. Bulutla sizi gölgelendirdik, kudret helvası ve bıldırcın indirdik, (Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin) dedik. Onlar bize değil, fakat kendilerine yazık ediyorlardı. Bakara 2/57

Bir çok İslam alimine göre Ayette bahsedilen kuvvet helvası mannadır. Çölde bulunulan 40 yıllık bir zaman diliminde bu nimetten HZ Musa’nın kavmi yararlanmıştır. Ancak mannanın hikayesi daha da eskilere dayanır. Bazı araştırmacılara göre manna ilk olarak kayıp kıta MU’da keşfedilmiştir. İsmi de Mu-nnadır. Yani Mu’nin içeceği. 1904 Yılında Mısır bilimciler Sina yarım adasında yeni bir sefere çıkar ve 2070 metrede bir tapınak keşfederler. Tapınağın bir bölümü açığa inşa edilmişken diğer yarısı ise arkasında bulunan bir dağın içerisine oyulmuştur. Tapınakta yapılan araştırmalar esnasın da bir kabın içerisin de garip bir toz bulunur. Toza yapılan daha kapsamlı incelemeler de bu tozun o güne kadar hep anlatılan ancak varlığı ispat edilemeyen manna olduğu anlaşıldı.
Manna eski Mezapotamya medeniyetlerinde Şamanna olarak bilinirdi. Antik Mısır’da rölyeflerden bu iksiri Firavunların ve soyluların kullandığı bilinmektedir. Ayrıca yine Eski Mısır da İnsiyeler isimli bir tarikat müritlerine kademe atlattırıp rahip sınıfına çıkartabilmek için; Onları taş bir tabuta kapatır çok az sebze ve manna ile besler sadece özel ihtiyaçlarını gidermesi için tabuttan çıkartarak 2 yıllık bir ruhsal evrime tabii tutardı. 2. Yılın sonunda eğitimi tamamlayan kişi artık her istediğin de Astral seyahate çıkabilir ve ruhsal varlıklar ile iletişim kurabilirdi.
Manna altın elementinin belirli bir şekilde yakılarak elektriğinde dahil olduğu çeşitli karmaşık kimyasal işlemler ile elde edilen monoatomik beyaz bir tozdur. Bu beyaz toz yüksek devirli altın ve platin grubu metallerden oluşur ve dünya’da bilinen en iletken maddedir. Manna kullanımına başlanmadan önce 40 günlük hayvansal ürünlerin yenmediği özel bir diyet uygulanır. Sonra düzenli olarak kullanımı neticesin de Kanseri yok etmek, kötü huylu tümörleri ortadan kaldırmak, beynin çok daha fazla nöron üreterek daha fazla çalışmasını sağlamak, 6. His’i açıp istenildiğinde belirli bir konuda transa geçebilmek gibi temel özelliklerinin yanı sıra daha başkaca bir çok hastalığa iyi gelmektedir. Manna ;"Monoatomik" yapıda bir madde olduğundan bir şişeye konduğunda şişenin dışına çıkmaktadır. Ancak su ile dulu bir şişede muhafazası mümkün olmaktadır.  Manna’nın etkileri hakkında bildiklerimiz sadece buz dağının görünen yüzüdür. Bu sırlarla dolu altın tozunun bilinmeyen bir çok işlevi daha vardır. 
Şimdi bu yazılanların İK ile ne ilgisi var? dediğinizi duyar gibiyim. Yazıda da belirtildiği üzere Manna çok özel bir madde ve gizli bir formül ile yapılmaktadır. Bu gizli formülün insan beyninde ve vücudunda bir takım önemli tesirleri olduğundan ve 6. hissi ve beyin kapasitesini arttırdığından bahsedilmektedir. Dolayısı ile bu özel ve gizli maddeden hareket ile insan kaynakları çalışanlarının işlerini yaparken sanki manna içmiş bir kişide olduğu gibi tüm algıları açık olarak minimum hata ile mülakat yapmaları ve doğru insanı işe almaları fikri bende belirdi ve espri ile karışık bu yazıyı kaleme almak istedim. :) İnsan Kaynakları çalışanları, daha önce birçok yazımda da belirttiğim üzere kendilerini her yönden geliştirmiş ve şirketi temsil edebilecek kapasitede olmalıdır. Özellikle İK'nın "İşe Alım" yani mülakat kısmında yaptığı hataları, sosyal medya üzerinden paylaşan adaylar sayesinde hemen hemen her gün okumaktayız. 
Hal böyle iken, İK çalışanları kendilerini  yenileyerek, tıpkı "Manna" maddesinin tanımında da belirtildiği gibi tam kapasite ile doğru analiz yaparak ve doğru insanı işe alma konusunda minimum hata ile çalışma yapmalıdır. ( İK çalışanları manna içsin demiyorum tabi :) zaten bulmaları da oldukça zor, üstelik de pahalıdır. ) Yukarıda da belirtildiği üzere manna, monoatomik yapıda bir madde olduğu için, toz halinde bir şişeye konulduğunda madde şişenin dışına çıkmaktadır. Yani manna çok özel bir formda olduğu için adeta kabuğunu kırarak dışarıya çıkıyor. Maddenin bu özelliğini İK ya uyarlarsak, İK kendisini sürekli geliştirip yenilemelidir. Algı ve bilgi  olarak yerinde saymamalıdır.
Dolayısı ile işletmeye davet edilen adaylar iyi analiz edilmeli ve  sadece CV sinde marka bir yerde deneyim yapmış diye aday, hak etmediği halde işe alınmamalıdır. Yazımı şu cümle ile sonlandırmak istiyorum. Tıpkı manna gibi şişenin dışına çıkmak sizin elinizde!Diğer tüm İK cılardan kalitenizi ve farkınızı ortaya koyun! ve sıradan biri olmayın. Alaattin'in sihirli lambasında olduğu gibi şişenin içinde " Cin" gibi biri var ancak hapsolmuş şekilde duruyor. Zekanızı ve algılarınızı açık tutun! Belirli şeyleri algılamak ve hissetmek için  Manna içmenize gerek yok! :)  Yapacağınız şey çok basit! Sadece mülakatlarda şişenin dışına çıkın ve dışarıdaki dünyayı keşfedin!
Mesut YÜKSEL
Kaynak: Manna ile ilgili kaynak www.kultbilgi.com

17 Ağustos 2017 Perşembe

UZMANLIK AĞITI

UZMANLIK AĞITI

Yıl 2012 çıktı yasa
İşsizliğe olur mu çare?
İnsanlar okudu aldı ilim
Dedik bu iş en güzel bilim

Okulu, kursu eğitimiydi
Yıllar geçti gitti böyle
Bizlerin geleceğe yatırımıydı
Umutlandık şöyle böyle

Habire değişti yasa, kanun
Yılmadık okuduk kitabını bunun
Ancak bunca emek ve çaba?
Karşılık buldu mu devlet baba?

Hekimlik kutsal kurtarır hayat
Gerek tedavi, gerek ameliyat
Uzman işte aldırır önlem
Hekimlik kadar gerekir önem!

Kimse ölmesin, sakat kalmasın
Meslekte hakkını herkes alsın
Devlet vermezse bizlere önem
Kim alacak kazaya önlem?

Devlet baba, devlet baba..
Sen olmazsan derde çare…
Kim tutar elimizden bizim?
Kazaya kader mi diyelim?

Mesut YÜKSEL

30 Ocak 2017 Pazartesi

BİR DEĞERDİR UZMAN








İşçi sağlam eve dönüyor
Çocuğu ona sarılıyor
İşte uzman bunu sağlıyor
Bir değerdir uzman
İnsan hayatı kutsal emanet
Uzman eder mi buna hıyanet
Ve tabi ki en nihayet
Bir değerdir uzman
Baretiyle gözlüğüyle
Ayakkabısı eldiveniyle
Patronu ve işçisiyle
Bir değerdir uzman
Evrakıyla dosyasıyla
Bilgisiyle görgüsüyle
Örnek çalışmasıyla
Bir değerdir uzman
Sorumluluk mesleğimiz
Aşkımızdır hep işimiz
Kazasız iştir hedefimiz
Bir değerdir uzman
Mesut YÜKSEL

12 Aralık 2016 Pazartesi

UZMANLIK ŞİİRİ









Okul biter kursu var
Kurs Biter Sınavı var
Sınav olur barajı var
Nasıl bir mesleksin Uzmanlık?

Yasası var yönetmeliği var
Tasası var kederi var
Mesleğin güzel bir hazzı var
Nasıl bir mesleksin uzmanlık?

Uzman olur sahayı gezersin
Kara deftere yazar çizersin
Bir daha ki ay yine gelirsin
Değişen bir şey yoktur gidersin

Şantiyede fabrikada
Ortamda hep tetikte
İş verenle iş yerinde 
Her yerdedir uzmanlık

Bilgili ol akıllı ol
Mevzuata hep hakim ol
Yoksa inan bu iş sana
Gelir iki beden bol

Kaza olursa adliyede
Dosyan gelir mahkemede
Ömrün geçmesin hapiste
Hakkını ver işin bu meslekte

Mesut YÜKSEL

İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLIĞI MESLEĞİNE BİR BAKIŞ




Ülkemizde 2012 Yılında Uygulamaya Konan "6331 Sayılı İş Sağlığı Güvenliği Kanunu", İş Yerlerine yepyeni bir kültür ile tanışma fırsatı vererek alışılmışın dışında bir uygulamalar zinciri ve farklı bir sektör yaratmıştır. Yayınlanan bu yasa ile birlikte ortaya çıkan "İş Güvenliği Uzmanlığı" mesleği önceleri mühendis kökenli mezunlara yeni iş imkanları yaratmıştır. Daha sonra devlet uzman açığını da göz önüne alıp Fizik, Kimya, Biyoloji, Mimarlık ve İş Sağlığı ve Güvenliği Ön Lisans programlarına Uzman olmak için şans vererek bu yolu açık tutmuştur. 

Gelişen çağ ile birlikte bilim ve teknoloji ile paralel giden İş Güvenliği Sektörü elbette durağan bir şekilde olamazdı. Uzmanlar da pek tabi aynı şekilde gelişen ve değişen çağa ayak uydurarak mevzuat bilgisini sürekli güncel tutmak zorundalar. Uzmanlık Tamamı ile bilimsel bilgi ile yapılan bir meslek olduğuna göre bu mesleğin kendisini sürekli gelişime açık tutmayan insanlara göre olmadığını söyleyebiliriz. 

Okulu bitirdin, kursa gittin ve 2-3 ay ders çalışarak emeğinin karşılığını almak üzere OSYM nin yaptığı sınava girdin ve ondan da en az 70 alarak uzman oldun!! Yürü be, kim tutar seni!! Artık bir OSGB de yada şantiyede görev yapmaya hazır ve nazırsın. OSGB de sana onlarca firma verildi. Sen de şevkle firmalarını yavaş yavaş ziyaret etmeye başladın ve İlk Firmana gittin. Firma Sahibi Ahmet Bey "metal sektörü"nde hizmet veriyor. Oturdun bir koltuğa ve Ahmet Bey den İSG ile ilgili evrak ve klasörleri istedin. Ahmet Bey sana sert bir bakış attı ve klasör ve evrakları uzattı. Dosyaları incelediğinde   İSG ile ilgili yapılan doğru dürüst bir şey göremedin. 

Ahmet Bey ne ortam ölçümlerini yaptırmış, ne makinelerin periyodik bakımlarını, ne yangın tüplerinin kontrollerini, ne de elektrik tesisatı ile ilgili eksikleri gidermiş. Ahmet Beye dönerek; "Ahmet Bey İSG ile ilgili eksiklerinizi en kısa zamanda tamamlamanız gerekiyor ve ben bu eksikleri ayrıca "Tespit ve Öneri" defterine de yazacağım" dedin. Alınması gerekli İSG tedbirlerini yazdın çizdin ,gittin geldin ve yine yazdın çizdin. Bir baktın ki aradan 1 yıl geçmiş ve aslında firmada İSG adına çok ta yol alınamamış.

Ahmet Bey her ziyarette "Ya bu ay bunları yazmasak?, İşletmede durumlar kötü, personellere maaşlarını zor veriyorum zaten! Bir de sen bana masraf çıkarıyorsun!" tarzı cümle aralarında sana laf sıkıştırıyor. Sen de rica minnet Ahmet Beye İSG Tespit Öneri defterine yazılanları yapması gerektiğini, aksi halde yasal yaptırımlarla karşılaşabileceğini uygun bir dille anlatmaya çalışıyorsun.

Ancak nafile, Ahmet Bey yine bildiğini okumaya devam ediyor. Her firmada olmasa da Uzmanlar firmaların büyük bir çoğunluğunda yukarıda yazdığım durumlar ile karşılaşıyor. İş veren Uzman için OSGB ye fatura ödediğinin bilincinde. Dolayısı ile parasını ödediğim kişi bana yaptırım uygulamaya çalışıyor havasındalar. Sistem bu haliyle tıkanıyor ve uzmanın işverene karşı hiç bir yaptırım gücü kalmıyor. Burada rica minnet ile ve uzmanın iletişim yeteneğine göre  firmanın İSG Politikası şekilleniyor da denebilir. 

Bu şekilde yürüyen bir sistemin İş Kazası istatistiklerini yükselteceği aşikar. Dolayısı ile Uzmanı kendi içerisinde bir çıkmaza ve kıskaca sokan bu anlayış, yerini devlet destekli ve tam yetkili uzman profiline terketmelidir. Aksi halde İş Kazalarında dünya sıralamasında her zaman üst sıralarda olmaya devam edeceğimizi tahmin etmek çok ta zor olmasa gerek. Sektörü ve Camiayı temsil edebilecek bir meslek odası halen kurulamamıştır. 

Dernekleşme şeklinde bir örgütlenme ile uzmanlar bir arada tutulmaya çalışılsa da, derneklerin dağınık olması ve bir çatı altında toplanamaması nedeni ile bu örgütlenme modeli aslında beklenilen faydayı sektöre sağlamaktan uzaktır. Dolayısı ile her geçen yıl sayıları artan uzmanlar, halen özel sektöre bağlı olarak haklarını aramakta ve maaşlarını almaktalar. Bu ve benzeri bir çok sorun çözülmeyi beklemektedir. 

Proaktif bir yaklaşım ile Sağlık Sektörünün yükünü hafifleten ve insan yaşamına hizmet eden "İş Güvenliği Uzmanlığı" Mesleği, en az hekimlik kadar önemsendiği ve bu mesleğe değer verildiği sürece, sektör çalışanları hak ettiği yere ve saygıya kavuşacaklardır.

Mesut YÜKSEL

30 Haziran 2016 Perşembe

DEĞİŞİM ZAMANI!



Yaşamın neresindeyim? Nokta içinde noktayım, ne var ne de yoktayım...!!! demiş şair. Yaşamın anlamını sorgularken objektif bir yargıya varmak gerçekten güçtür. Yetiştirilme tarzınız, okuduğunuz okullar ve sosyal çevreniz yaşama nasıl baktığınızı şekillendirmeye başlar. Nasıl bir kişi olmanızda aslında bir nevi sosyal çevreniz etkilidir. Aslında hiç birimiz genelde olmak istediğimiz insan yada olmamız istenilen insan olamayız. 

Kısıtlı imkanlar doğrultusunda bir çoğumuz gelişim evremizi zenginleştirmeden ölür gideriz. Oysa neydi bilgeliğe giden yol? Daha fazla araştırmak, okumak ve bir takım değer yargılarına varmak mıydı? İnsanları olduğu gibi kabullenmek belki yada onlara bilgi aktarımı gerçekleştirebilmek. Evren ve insan birbirini tamamlayan iki akıllı düzen gibi görünüyor. Milyarlarca yıldır var olan bir evrende trilyonlarca galaksiden biriyiz. 

Yüz binlerce yıllık gelişim evremizde insanlık belirli bir aşamaya geldi gelmesine ancak halen erdemli insan modeline ulaşmış değiliz. Felsefenin ve bilimin sorguladığı dünya düzeninde inançlarımız da yaşantımıza egemen olmaktadır. Tüm inançların ve felsefelerin buluştuğu ve kesiştiği ortak bir alan mevcut. O alan insanlığın ortak paydasıdır, oksijen ve hayat merkezidir. Bu alandan kastım insani erdemlerdir. 

Evrensel olarak düşündüğümüzde her insan eşittir ve her insanın yaşama hakkı bulunmaktadır. Tüm insanlar birbirlerine saygı göstermek zorundadır. Herkes fikrini beyan etmekte özgürdür ve kişisel özgürlüğü  başkasının özgürlük alanı ile sınırlıdır. Meseleye bu açıdan bakarsak insanlık binlerce yıldır zamanının büyük bir kısmını savaşlara ve birbirlerini yok etmeye harcadı. Bu kayıp zaman bilim ve gelişmeye ayrılsaydı belkide şu an olduğumuzdan 1000 yıl ileride olurduk. İnsanlık bu kayıp zaman nedeni ile olması gereken seviyeye halen ulaşamadı. 

Bu eksik gelişim evresi nedeni ile halen dünya üzerinden kan ve göz yaşı eksik olmuyor. Herkesin üzerine düşen bir misyonu olmalı. Bu misyon kişisel gelişimimizi en üst seviyeye çıkararak insanlığın temel değerlerine hizmet etmek ve dünya gezegeninde barış ve huzurun yeniden tesis edilmesine katkı sağlamak olmalıdır. Bunun için hep birlikte zihinlerimizi meşgul edelim ve kolları sıvamaya başlayalım. Milyonlarca beyinin bu şekilde düşündüğünü bir düşünün? 

Hadi durma.!!. düşün ve çabala...!!

Mesut YÜKSEL

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Colgate Coupons